Bugün nedense canım Big Bang hakkında yazmak istedi.(nedense!)Kpop'ın en iyi gruplarından bence.Hatta bana göre en iyi grubu fazla söze gerek yok.geçtiğimiz yıl Britney'i geride bırakarak aldıkları MTV ödülü havaya uçurmuştu beni.Bu ödülü alan ilk Asyalı olmak da ödülün değerini iyice bir artırmıştı.Ahh yeni şarkılar tamam güzel de onların bi şarkısı var.Her keresinde yeni dinliyormuşum gibi heyecen yaptığım,ezberlemek için uğraştığım ama beceremediğim (Ah şu GD).Bu şarkı Haru Haru yani Türkçe Günden Güne...O şarkının sözleri,klip,Park Min Young... (:D)İlk izlediğimde oturup sesli sesli ağladım.Şu an izlesem gene ağlama ihtimalim var.Kısaca bu şarkı benim hayatımın şarkılarımdan biri sadece 1 kişi bile bu yazıyı okusa ve bir VIP daha kazandırmış olsam nasıl mutlu olacağım anlatamam.
Şimdi paragraflar dolusu yazıp onları övebilirim ama daha ciddi bir konudan bahsetmem lazım.Geçtiğimiz sene resmen Big Bang'ın lanetli yılıydı.Bunu ilk nedeni medya adıyla G-Dragon marijuana skandalı.Yani GD bir gece klübünde marijuana içerken yakalanıyor ve ne oluyorsa oluyor ondan sonra tabii.Big Bang'i tv ye çıkarmayan kanallar,uzun bir süre çoğu etkinliğin durdurulması daha neler...Lanetli yıl dememin bir türlü aklımdan çıkmayan bir nedeni var ki o da Daesung'un araba kazası,kısaca Daesung bir anlık dalgınlıkla önündeki arabaya çarpıyor o araba da bir adama çarpıyor ve adam ölüyor.Gerçekten ilk duyduğumda uykularım kaçti Daesung için o kadar üzgündüm ki...
Ama onlar bunların hepsini atlatabilecek güçteydi onlara sonuna kadar inandım.Ve şimdi bomba gibi bir comeback yapacaklar.5.albüm şubat sonu çıkıyor e bize de dinlemek kalıyor tabii.
:)
16 Şubat 2012 Perşembe
15 Şubat 2012 Çarşamba
Kore'ye Nasıl Sardığımın Hikayesi
Öncelikle Kore'ye nasıl sardığımın değil Blog yazmaya nasıl karar verdiğimi anlatmam lazım sanırım.Bu aralar(ki bu aralar dediğime bakmayın siz baya zaman oldu)Kore'ye kafayı o kadar takmış durumdayım ki bunu bi şekilde içimi döküp rahatlamam gerektiğini hissettim..Kısaca bu bloğu açmamın nedeni budur.Kpop ve Kdrama ile ilgili her şeyi yazmak istiyorum.
Kore'ye nasıl sardığımın hikayesine gelince(öyle özel bişey değil heyecan yapmaya gerek yok) kendimi bildim bileli içimde bi çekik aşkıdır gidiyor ve bunu ben de pek anlamıyorum.Daha doğrusu özel olarak Kore'ye sarmadan önce anlamıyordum diyelim.
İlkokuldan bir arkadaşım kafayı Korelilere takmıştı bir zamanlar.Ortada o zaman bana gjbkgjfdb gibi gelen isimleri sayıklaya sayıklaya dolaşırdı ki hiçbirimiz derdine derman olamazdık.Her neyse bi gün Boys Over Flowers'ı izleyip gelmiş bu okula.Geldi yanıma,kesinlikle izlemen lazım falan filan anlattı da anlattı ayrıntıları hatırlayamayacağım.Sonra ne oldu bilgisayara koşup ilk bölümü açmadım tabii.Aradan belki de 1 yıl geçti yaz tatilinde canım çok sıkılmış olacak ki(iyi ki sıkılmıış)birden aklıma geldi ya boyslu falan bi dizi vardı açıp da baksam mı bi diye.Sonrasını zaten hatırlamıyorum kendimden geçmişim haha.2 günde falan bitirip yeni kdramalara atladım hemen tabi.Sonra anladım kızcağızın halinden.
Kpop la tanışmam da hemen hemen dizilere başladığım döneme denk geliyor.İlk dinlediğim kpop şarkısı SS501'dendi tabii.Love ya olması gerek.Sonra dur durak bilmedim her türlü kore müziğini dinledim zaten.Ve tahmin edeceğiniz gibi hala da dinlemeye devam ediyorum.Bu yazıyı okumanızı falan da beklemiyorum hatta bu tamamen kendimi rahatlatmak için bi yazıydı yani okumanıza gerek yok.
Herneyse benim Kore hikayem kısaca böyle.Öff yazarken bile sıkıldım siz okumaktan sıkılmadınız mı? size söz bir dahaki yazım You're beautiful hakkında olacak ya da secret garden mi olsun yok yok city hunter mı...
Kore'ye nasıl sardığımın hikayesine gelince(öyle özel bişey değil heyecan yapmaya gerek yok) kendimi bildim bileli içimde bi çekik aşkıdır gidiyor ve bunu ben de pek anlamıyorum.Daha doğrusu özel olarak Kore'ye sarmadan önce anlamıyordum diyelim.
İlkokuldan bir arkadaşım kafayı Korelilere takmıştı bir zamanlar.Ortada o zaman bana gjbkgjfdb gibi gelen isimleri sayıklaya sayıklaya dolaşırdı ki hiçbirimiz derdine derman olamazdık.Her neyse bi gün Boys Over Flowers'ı izleyip gelmiş bu okula.Geldi yanıma,kesinlikle izlemen lazım falan filan anlattı da anlattı ayrıntıları hatırlayamayacağım.Sonra ne oldu bilgisayara koşup ilk bölümü açmadım tabii.Aradan belki de 1 yıl geçti yaz tatilinde canım çok sıkılmış olacak ki(iyi ki sıkılmıış)birden aklıma geldi ya boyslu falan bi dizi vardı açıp da baksam mı bi diye.Sonrasını zaten hatırlamıyorum kendimden geçmişim haha.2 günde falan bitirip yeni kdramalara atladım hemen tabi.Sonra anladım kızcağızın halinden.
Kpop la tanışmam da hemen hemen dizilere başladığım döneme denk geliyor.İlk dinlediğim kpop şarkısı SS501'dendi tabii.Love ya olması gerek.Sonra dur durak bilmedim her türlü kore müziğini dinledim zaten.Ve tahmin edeceğiniz gibi hala da dinlemeye devam ediyorum.Bu yazıyı okumanızı falan da beklemiyorum hatta bu tamamen kendimi rahatlatmak için bi yazıydı yani okumanıza gerek yok.
Herneyse benim Kore hikayem kısaca böyle.Öff yazarken bile sıkıldım siz okumaktan sıkılmadınız mı? size söz bir dahaki yazım You're beautiful hakkında olacak ya da secret garden mi olsun yok yok city hunter mı...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
